Kur’an, İncil ve Tevratın Kökeninin Sümer dini oldugu İddiası…

 

“Güncelleme : Bu konuyu detaylıca incelediğim son çalışmam  “Sümer efsanesi THE END” adlı yazıma buradan ulaşabilirsiniz… ”

Size bir şey sormak istiyorum? Türkiye eskilerde yaşamış bir medeniyet olsa ve bir şekilde yok olmuş olsa… Sonra Türkiye’ de yaşayan halkın yaşam standartlarını, dini yaşayış biçimlerini, ekonomisini anlamak için arkeolojik çalışmalar yapılsa;

a-) Sadece Marmara Bölgesi’nden çıkan bulgulara göre Türkiye hakkında bir karara varılabilir mi? Ya da Ege Bölgesi’nden, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz?

b-) Bu bölgelerin hepsi ayrı ayrı incelendiğinde karşımıza örf, töre, eğitim, dini yaşayış, eğitim düzeyi olarak bambaşka Türkiye çıkmaz mı?

c-) Tarihçiler hangi bölgeden çıkan arkeolojik kalıntıları esas aldıklarında gerçek Türkiye’yi tanımlamış olurlardı?

Cevap belli… Tüm Türkiye.

Şimdi konumuza dönersek Muazzez İlmiye Çığ’ın “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” adlı kitabında şöyle bir cümle var…

” Ne yazık ki, Sümer kanunlarının yazılı olduğu tabletler çok kırıklı, belki de toprak altından daha çıkarılmayanlarda var. Bu yüzden tam karşılaştırma yapıla-mı-yor.” Kitabında Sayfa 19.

Mademki tam karşılaştırma yapılamıyor ve bulgular eksik, O zaman ” Kur’an’ın ve hatta diğer dinlerin kökeni Sümer dini” gibi iddiali bir sonuca nasıl ulaşılıyor?

Zaten kitabı okurken, İslamla alakası olmayan hurafelerin sanki Kur’an da varmış gibi anlatılmasını hayretler içinde okuyorsunuz…

Muazzez Hanım, Sümerlerin tarihine vakıf olabilir! Ama Kur’an dan bihaber olduğu kesin… Kendisi mademki böyle iddialı bir kitap yazıyor, o zaman bahsettiği konuların ayet ayet Kur’an da geçtiği yerleri vermesi gerekirdi…

Sevdiğim bir söz vardır… “ Yalanın en kötüsü, doğruya en yakın olandır…” Ancak bu tür yalanlar insanların aklını bulandırabilir.

İşte bu kitapta yapılan da bu… Doğru ve doğruya yakın yanlışlar birbirine karışmış… “Bu konu Kur’an da var denilen”  birçok konu Kur’an da ol-ma-dığı gibi, olan şeyler de var…

Kitabında, Bütün dinlerin ortak noktası olarak verdiği kısımda öyle yanlış tespitler var ki? İslami bilgisi az olan biri bile bunu ayırt edebilir…  Örneğin;

” Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman dinleriyle Sümer dini ortak noktaları:
1- Tanrı korkusu
2- Tanrı yargılaması
3- Kurban
4- Törenler (İslamda tören ?)
5- İlahiler ( İslam’da ilahi? Hangi ayette geçer?)
6- Dualar
7- Tütsülerle tanrıyı memnun etmek ( İslamda! Hangi ayet ?)
8- İyi ahlaklı, dürüst ve haktanır olmak, büyüklere ve küçüklere saygı göstermek
9- Sosyal adalet
10- Temizlik “( kitabında sayfa 15)

İste bu ortak noktalara bakarak, Sümerlerin dini Kur’an in temeli deniliyor…

Sizce, İlk peygamber Hz Âdem insanlara Allah’ın hangi emirlerini iletti?

Bu soruya dini bilgisi az olan biri bile,  yukarıda ki 1.2.3.6.8.9.10 maddelerini hemen sıralar…

Bu ortak noktaların olması Sümerlerin dinlerin temellerini oluşturduğunu değil, Adem as dan itibaren dinin temellerinin hiç değişmediğini gösterir…

Allah adaleti gereği her ümmete aynı temel esasları tebliğ etmiştir… Her peygambere ayrı bir din göndermiş olsaydı, Hz İsa’nın dinine inanmış birinin, Muhammed as ın dinine inanmasını Rabbim ister miydi?

Sorunun temeli şu ayrıntının anlaşılmamış olması:

Hz Âdem as dan itibaren peygamberlerin tebliğ ettiği din hep İslam’dı… Ama insanlar bu temelleri saptırıp kendilerine göre dini başkalaştırdılar…

Sümer, Akad, Asur, Babil gibi medeniyetlerin dindeki esaslarıyla; Tevrat, İncil gibi kitaplarda geçen dini esasların benzerlik göstermesi Allah’ın dininin değişmediğinin kanıtıdır…

Zaten şura 13. Ayet bu durumu net açıklar…

“Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nuh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.”

Muazzez Hanım kitabında;

“Sümerlerde tanrılar ol der, o şey oluverir” diyor (sayfa 17)

Bir şeyin ol deyince oluvermesi zaten Allah’in özelliğidir… Bu Adem as dan itibaren değişmemiştir… Sümerlerde bu görüşün tek tanrıdan birçok tanrıya yayılmış olması onların, Arabistan’da yaşanan cahiliye dönemi gibi bir süreci yaşadıklarını gösterir…

İslamiyet öncesi Cahiliye dönemini incelediğinizde oruç, kurban, tavaf bunların hepsinin yapıldığını, ancak Allah adına yapılması gereken bu ibadetlerin putlar adına ve başkalaşmış bir şekilde yapıldığını görürsünüz…

Tıpkı Muazzez hanımın kitabında sayfa 18 alt metin 14 de belirttiği Sümerler orneginde olduğu gibi…

“Sümer dininde ay kültürünün önemli bir yeri vardır. Ayın ilk göründüğü gün, 15 günlük olduğu ve görünmediği günlerde tören yapılırdı. Hatta bazı yiyecekler yenil-mez-di ”
Demek ki oruç ibadetini baskalastirmislar…

Sümerlerde çıkan bu bulgular, Sümerlere de bir peygamberin geldiğini  (ki bu peygamberin Nuh as olduğu ve adının  Ziusudra olduğu,( -Ziusudra Sümer mitolojisinde Tufandan kurtulan kişidir. Üç büyük dine göre Ziusudra’nın karşılığı Nuh Peygamberdir.http://tr.wikipedia.org/wiki/Ziusudra  -)  ve onların peygamberden etkilenmesine rağmen zamanla; İbrahim as ın dinini başkalaştıran cahiliye dönemindeki putperestler gibi sapıttıklarını gösterir…

Ayrıca  “Erken dönemlerde Sümerlerin ana tanrısı An’dır…  (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCmerler)

Demek ki Sümerler ilk başta tek tanrılıydı…

Sümerce ve Akadca yani çift dille yazılan SAG.BA tableti de Tek tanrıdan bahseder… Bu da Sümerlerde cahiliye dönemi arapları gibi (ibrahim as dan sonra) tek tanrıdan, çok tanrıcılığa geçisin  yaşandığının ispatıdır…

(SAG.BA

Büyü, Ant, Aşılmayan Ant dairesi,
Tanrıların aşılmayan Ant dairesi,
Göğün ve yerin değiştirilmeyen Ant dairesi,
Tanrı tektir, ve değiştirilmez,
Tanrı ve insan, birbirinden ayrılmazlar…)

Kitaptan devam edelim:

“Sümer dini çok tanrılı dindi. Her nesnenin bir tanrısı vardı. Tanrılara ait listelerde 1500 kadar tanrı adı bulunduğu” nu belirten yazar ( sayfa 13), sayfa 23 e geldiğinde bu sefer;

“Sümer tanrılarının esas adlarından başka, niteliklerine göre diğer adları da vardı. Babilliler bu adlardan 50 sini yeni yarattıkları tanrı Marduk a vererek tek tanrı düşüncesine doğru bir adım atmışlardı. İslam dininde Allah a verilen 99 ad, aynı geleneğin bir devamı gibi görünüyor. ”

Şimdi sormak lazım…

a-) Babilliler ne oldu da, Sümerlilerin 1500 tanrısından vazgeçip, tek tanrılı dine geçiş yaptılar? Sümerler, dinlerin temelini oluşturacak kadar etkili bir medeniyet ise, Babillileri neden etkileyemediler?

b-) Allahın 99 ismi olduğu Kur’an-i Kerim’in hangi süresinde geçiyor?

Asil sorulmasi gereken soru şu… Peygamberimiz nasıl oluyor da seneler sonra Sümer diniyle benzerlikleri olan ama ondan farklı, İncil de anlatilanlarla benzerlikler gosteren ama ondan farkli, Tevrattaki bilgilerle benzerlik gösteren ama ondan farkli bir dini yani islamı, hem de okuma yazma bilmeden bu kadar güzel derleyip toplayabiliyor?

Muazzez hanımın kitabı 110 sayfa… Kur’an 600 sayfa… Bütün dinlerin kökeni dediği ve bununla ilgili Sümer, incil ve Tevrat’tan bütün bilgileri topladığı kendi kitabı bile ancak 110 sayfadan olusabilirken,
gene vurguluyorum okuma yazma bilmeyen peygamberim, nasıl olmuş da 600 sayfalık bir kitap hazırlamış… Sırf bu iddiaları bile Kur,an in mucize olduğunu ve Allah’tan geldiğini  kanıtlamaz mı?

Muazzez hanım kitabında birçok konuyu anlatırken “Bu konu Kur’an da yok” ifadesini kullanmış olmasına rağmen (örneğin recm cezası, kaburga kemiğinden yaratılma, çocukların doğuştan günahkâr doğması, büyük erkek çocuğa mirastan özel bir pay verilmesi gibi), Sümerlerin dinini Kur’an ın kökeni gibi sunmuş…

Devam edelim…

Yazar, “Hammurabi’nin Güneş tanrısından kanun alışı, Musa’nın tanrıdan kanun alışına örnek olmuştur” demiş…

Şaşırmamak elde değil… Musa as a gelen kadar, Âdem as’ın Allah’tan kanun alışı nasıldı? Yazar, bu kadar iddialı bir cümle kurmadan önce, keşke bunu konuyu araştırmış olsaydı…

Kısacası, kitabın adının şöyle olması gerekirdi…

Sümer, İncil ve Tevrat’taki dini esasların kökeni, İslam… Bu yüzden ters mantıkla okunması gereken bir kitap…

Ve Muazzez Hanım için üzüldüğüm konu…

Yeni yapılan arkeolojik kazılarla ” Göbeklitepe” nin bulunuşu kendisi için kötü bir sürpriz olmuştur sanırım…

Senelerini, dinlerin başlangıcı Sümerlerdir temelinin üzerine kur, bir ömrü buna harca… Sonra en güvendiğin Bilim ve Arkeolojik kalıntılar seni yarı yolda bıraksın…

(İddiaları neydi? Önce “Kent” ler oluşuyordu, birlikte yaşamanın sonucunda  “din”kavramı ortaya çıkıyordu…  Göbeklitepe de ortaya ne çıktı? Önce “Din” olmuştur, sonra “kent”… )

Hadi arkeologlar ilk medeniyet Sümerler değilmiş, yanılmışız diyebiliyorlar da, Muazzez Hanım,

Büyük dini tapınaklardan oluşmuş ve Sümerlerden binlerce sene önce yaşamış Göbeklitepe deki dinin KÖKENİNİ neye bağlayacak?

Sanırım yeni bir kitap yazması gerekecek… “Sümer, İncil, Tevrat ve Kur’an kökeni, Göbeklitepe medeniyeti” adında…

Sonra bir kazı daha yapılacak, aaaa!

Göbeklitepe medeniyetinden önce de yaşayan bir medeniyet ve tapınaklar varmış…Bir şaşkınlık daha…

Kazılarla, yavaş yavaş Âdem as a kadar ulaşacaklar…

Ve o zaman bakacaklar ki; Ne Allahın dini, ne de insanların nankörlükleri değişmemiş…

Ömürleri bu gerçeği görmeye yeterse tabi…

 

 

 

Bu yazı ATEİSTLERİN İDDİALARINA CEVAPLAR..., Dini Meseleler, Yazılarım kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kur’an, İncil ve Tevratın Kökeninin Sümer dini oldugu İddiası… için 5 cevap

  1. Mehmet der ki:

    Bizler insanlardan teşekkür beklemeyiz. 🙂 Bu Kur’ani bir berkitmedir. Sadece Allah için davranırız. Ücretimiz O’na aittir. O açıklamanız hoşuma gitti. 600 sayfalık Kitaba meydan okuyan “sözüm ona 100 küsur sayfalık kitap; pek komik. Haa literatür değeri olabilir. Ancak buna cevap kitabın kendisinde var zaten!
    بسم الله الرحمن الرحيم
    “Yoksa “onu kendi uydurdu” mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: “Haydi siz de onun gibi uydurulmus on sûre getirin. Allah’dan baska çagirabileceginiz kim varsa onlari da yardima çagirin. Eger dogru söylüyorsaniz”
    (Kuran 11/13)
    Resulallah der ki: Hud suresi beni ihtiyarlattı; “kocamış” yaptı.
    Lütfen polemiklere girmeyiniz. Her kim olursa olsun! Abese Suresini hatırlayınız. Allah bizim gereksiz tartışmalara girmemizi istemez. İsteyene verelim; Sunumumuzu isteyene yapalım. Hakkı ve sabrı tavsiye etmek, bizim özelliğimizdir. Müminler azdır. Ancak kalitelidirler. Kendime mümin demekten de Allah’a sığınırım. yaptıklarım, onlara yöneliş sadece. Önceki ressuller için; Adem, İdris, Nuh, … Kuran’ı ağır bir şekilde okuyarak misal almak gerek. Bitirmek için okumayalım! Bitirmekle mesul değil; okumakla görevliyiz 🙂
    Selam

  2. serdar ahmet der ki:

    mesele kutsal kitapların kökeni değil. Allah’ın bir din gönderip göndermediği konusu.ben evreni yaratan Allah’ın. Kur’an’ı gönderen Allah’ olduğuna inanıyorum.Çünkü ikisi arasındaki paralellikler müthiş.ve ben Allah’ın içimize bir din yaşama arzusu koyduğunu . içimize yönelirsek bu arzuyu hissedeceğimizi söylüyorum.yani her insan için din gereklidir ve bu arzu kendisine Allah tarafından verilmiştir.Ama hangi din gerçek konusunda ise evren bilim psikloloji ve Allah’ın diğer yarattıklarıyla müthiş bir paralellik bulunan Kur’an dini olduğunu söylüyorum. lütfen bu makaleyi indirin ve okuyun Allah hidayet versin hepimize. http://www.canertaslaman.com/2012/08/arzu-delili-arzulardan-allaha-ulasmak/

  3. Ozcan der ki:

    Samimi soyluyorum, sahsen bu tip safsatalara ateistlerin inandigina inanmiyorum. Bu tip sacmaliklara inanmak istiyorlar elbette, yalan oldugunu gayet iyi bildikleri halde. Allah inanci ve sorumluluk kendilerini o kadar rahatsiz ediyor ki izdirap icinde cirpinip duruyorlar. Surekli kendilerini kandirmaya calisiyorlar. Derin psikolojik sorunlari var, bir turlu teslim olamiyorlar hakikate. Gercege kulaklarini tikiyorlar.

    Amerikali ateist bir filozof olan Thomas Nagel, cok ilginc bir itirafta bulunuyor. Evren kesinlikle tesadufen olusamaz ama ben “dinden cok korkuyorum”, diyor. Ve ekliyor, “Allah’in olmamasini temenni ediyorum. Umarim Allah yoktur. Bazi tanidigim en bilgili en akilli insanlar Allah’a inaniyor ve bu beni tedirgin ediyor.”, diyor.

    Bazi baska unlu ateistler de var, onlar da acikca sinirsiz cinsellik vs. istedikleri icin ateist olduklarini itiraf etmislerdi, ne ilginc. Kisaca, herkes Allah’in varligindan aslinda emin ama bazilarinin isine gelmiyor bu gercek. Kulaklarini tikayarak ve yalanin pesinden giderek Allah’tan kacabileceklerini umuyorlar. Tam bir cikmaz sokak yani.

  4. Veysel Ç. der ki:

    Gözden kaçtığına inandığım bir nokta var , Sümer de olup tevratta incilde pas geçilmiş bir konu bir anda kuran da ortaya çıkıveriyorsa ve kuran bu zaten ezelden beri vardır diye vurgulamışsa , kuranın önünde eğilmeyip de ne yapacaksın . cennet tasviri konusu kuranın çok eleştirilerin bir yönüdür , her ne kadar her ayet misal olduğuna atıflı olsa da . ama aynı konu bence sümer tabletlerinin ışığında bir mucizedir . Eğer ki tevrat ve incil de detaylarına girilmeyen cennet konusu sümer ve kuran da birbirine çok parelelse bu kaynağın aynılığını gösterir , zira sümerden arap yarımadasına bu konuda bi aktarım olmamıştır , tevrat incil bahsetmemiştir halk arasında bu konular konuşulmamıştır , muhammed de tabletleri görmemiştir . sümer in unutulmuş bazı cümleleri sözlü ve yazılı gelenekle taşınmaksızın arap yarımadasında tekrar söylenmiştir . Çarpıcı olan budur .

  5. Ayşegül der ki:

    ALLAH sizden razı olsun 👍🏻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.