Gazze için dua edelim…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bu yazıyı mutlaka okumalısınız…

 

 

Namaz kılmak gibi bir gündemi olmayan bir kişinin Müslümanlık iddiası ne kadar ciddiye alınabilecek bir iddia olabilir?”

Değerli Erdem Uygan beyefendinin “Kitap ve Hikmet” dergisinde de yayınlanan yazısını mutlaka okumalısınız…

erdemuygan.com

 

 

 

 

Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Dört Kadınla Evlilik Konusu…

 

Diyelim ki ben dini meselelere hiç meraklı biri değilim… Ancak Kur’an da çok eşlilik ile ilgili ne yazdığını merak ettim… Bu sebeple de çok eşliliğin anlatıldığı söylenen Nisa suresinin 3. ayetini ilk defa okumaya başladım…

Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla (evlenin). İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur..(nisa 3)”

Ayeti sonuna kadar okudum… Şaşırdım… Acaba yanlış mı anladım diye tekrar okudum…

Ayet, “Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız” diye başlıyor…

Üniversite sınavlarında paragraf soruları olur hani… Paragrafın altında  “Bu paragrafın konusu nedir” diye yazılıdır…

Ben de  şunu soruyorum kendime…

Konusu nedir bu ayetin?

Yetimlerin korunması mı? Çok eşlilik mi?

Bir başka soru daha geliyor aklıma…

Bu ayetten şu sonuçlar çıkar mı?

Evlendiğiniz kadın hastalanırsa, ya da çocuk doğuramazsa, nefsiniz çok eşliliği ister ise, iki üç dört kadın alın gibi…

Başa dönüp tekrar okuyorum ayeti…

Çok eşliliğe çıkan bir anlam bir türlü bulamıyorum…

Konu ilginç bir hal almaya başlıyor benim için… Acaba diyorum, ayeti bir önceki ve bir sonraki ayetlerden bağımsız düşündüm ondan mı yanlış anladım ?

Konumuza delil olan, Nisa suresini 3. Ayeti…

Bu endişemi giderebilmek ve konuyu daha net anlayabilmek için Nisa suresini baştan okumaya karar veriyorum…

Rahman ve Rahim (olan) Allahın adıyla

1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adınıkullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.

2. Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

3.Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla (evlenin). İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur..

 4. Kadınlara mehirlerini  gönül rızası ile verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin. 

5. Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere  vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

6. Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri(gözetip) deneyin, eğer onlarda akılca bir olgunlaşma görürseniz hemen mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye o malları israf ile ve tez elden yemeyin. Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da (ihtiyaç ve emeğine) uygun olarak yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak da Allah yeter.

7. Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Gerek azından, gerek çoğundan belli bir hisse ayrılmıştır.

8. (Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.

9. Geriye eli ermez, gücü yetmez çocuklar bıraktıkları takdirde (halleri ne olur) diye korkacak olanlar (yetimlere haksızlık etmekten) korkup titresinler; Allah’tan sakınsınlar ve doğru söz siöylesinler.

10. Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir. Nisa suresi;1-10) (Sure uzun olduğu için sadece ilk on ayeti paylaştım sizinle)

Sizinde gözlemlediğiniz gibi; ayetin konusu çok evlilik hukunu değil, yetimlerin hukukunu düzenliyor…

Ayetin indiği dönemde savaşlar yaşanıyordu…

Savaşların sonucunu anlayabilirsek ayetin ne demek istediğini de daha iyi anlayabiliriz diye düşünüyorum… Bu noktada iki örnek paylaşmak istiyorum sizlerle…

  1. Massachusetts Teknoloji Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin internet sayfasına göre işgal sürecince eşlerini kaybeden 86 bin kadın Irak Hükümeti’nden mali destek alıyor. Dul kalan her kadının hükümet desteği almadığı düşünüldüğünde, eşini kaybeden kadınların daha fazla olduğu tahmin ediliyor. İşgal süresince 4.5 milyon çocuk ise yetim kaldı ve bunların 600 bin’i sokakta yaşıyor. ABD’nin Irak işgalinin insani maliyeti konusunda çalışan Brookings Enstitüsü uzmanı Elizabeth Ferris, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savaş nedeniyle yerlerinden edilen dul Iraklı kadınların en savunmasız grup olduğunu, sosyal çevreleri ve aileleri olmadan iş bulup geçinmelerinin çok zor olduğunu ifade etti. www.habervaktim.com

2.   2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da kadınların nüfusu erkeklerden 7.300.000 daha fazla idi ve bunların 3 milyonu da duldu. Nitekim savaş sonrasında buna bir çare bulunamadığı için birçok Alman kadın küçük menfaatler karşılığında müttefik güçlerin kötü emellerine âlet olmak zorunda kalmıştır. 1948 yılında Münih’te düzenlenen Uluslararası Gençlik Konferansı’nda, cinsiyet oranlarındaki bu dengesizliğe bir çözüm bulunamaması üzerine katılımcılardan bazılarının poligamiyi (çok evliliği) önermeleri ve bunun konferansın kapanış bildirgesine dâhil edilmesi de dikkat çekicidir.” (Şerif Muhammed, “İslam ve Diğer Geleneklerde Kadın”, Yeni Ümit Dergisi, Sayı: 55)

Savaşlar yaşanırken ve bir toplum ayakta kalma mücadelesi verirken, dul ve yetimler için ne yapılması gerekirdi ?

Soruyorum Allah aşkına…

Ne yapacaklardı…?

Bir kadın, eşinin çok eşliğine nasıl katlanır diye soruyoruz hep… Doğru…

Peki bir kadın, ikinci üçüncü eş olmaya nasıl katlanır?

Ne oluyor da kadınlar kendileri gidip erkeklere evlenme teklif edecek noktaya geliyorlar ?

Yargılamadan önce, anlamaya çalışmamız ve şunu sorgulamamız lazım…

İnsani olan hangisidir ?

Ve bu noktada Nisa suresinin 3. Ayetinin şu yorumu anlaşılır gelir bana…

“-Evet, eğer o yetimler hakkında [sosyal] adaleti yerine getiremeyeceğinizden [yani onların canlarını, mallarını, ırzlarını ve her türlü insani yaşam standartlarını koruyamayacağınızdan] korkarsanız, o zaman [halinize/ durumunuza uygun bir şekilde, önceliği onlara vermek suretiyle] sizlere helal olan o [kimsesiz, çaresiz, dul ve yetim] kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayınız [ve böylece onları kendi himayenize alınız; onları çaresizlikten, kimsesizlikten, perişanlıktan kurtarıp insanca yaşayabilecekleri bir aile ortamına kavuşturunuz]; ama eğer, [o evlendiğiniz] kadınlar arasında adaletli davranamayacağınızdan [yani evlilik hukukundan doğan haklarını tam olarak koruyup, onlara gerektiği gibi bakamayacağınızdan, insanca yaşayabilecekleri bir ortam sağlayamayacağınızdan] korkarsanız, o taktirde  bir tek hanımla nikahlanınız/ evleniniz yahut sağ elinizin sahip olduğu [yani İslam toplumunun egemenliği altında bulunan diğer bir çaresiz kesim olan cariyelerden yani savaş esiri olarak İslam toplumunun egemenliği altında bulunan kadın esirlerden] alınız/ nikahlayınız!.. İşte bu [yöntem; hak, adalet ve insaf ölçüsünden] sapmamaya en yakın/ uygun olan yöntemdir!..”

Biz, nisa suresinin 3 ayetine “kadın” ya da “erkek” gözüyle bakıyoruz… Ayetin içinde          ol-ma-yan kıskançlık , şehvet gibi konuları ayete dahil etiğimiz için ayeti anlamakta zorlanıyoruz…

Ve en önemlisi bir başka ayeti görmezden geliyoruz…

 “Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; öyle ise  birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.Nisa suresi 129

Şimdi… 

1. “Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız,… kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın…

2. “Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla     ……… evlenin. Nisa suresi 3.

3.“Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında  adil davranmaya güç yetiremezsinizNisa suresi 129

Kur’an-ı Kerim akıl sahipleri için bir öğüttür biliyorsunuz…

Şimdi “akıl sahiplerine” sormak isterim…

Çok eşlilik ile ilgili ayetin yetimlerin haklarının korunması konusunda olduğunu düşünürsek, Allah’ın adalete verdiği önemi kavrayan birinin nasıl davranması, nasıl bir sonuç çıkartması gerekir ?

Bir de şu konu var…

Ateistler ve deistler ne iddia ediyorlardı…

Kur’an-ı Kerim bayanlara hak tanımıyor… Kur’an da erkek bakış açısı hakim…

Oysa erkek bakış açısı hakim olsa idi, ayetlerin şöyle olması beklenirdi…

-Evlilik, insanın doğasına aykırıdır…

-Tek eşlilik, erkeğin doğasına aykırıdır…

- Çok sevgililik güzeldir…

Kadınlar hangi toplumda yaşarlarsa yaşasınlar, kendilerini güvende hissetmeyi, evlenip yuva kurmayı isterler… Evliliğe yanaşmayan, sorumluluk almak istemeyen taraf erkektir…

Erkekler  “bitti” dediğinde kolayca çekip gidebileceği  bir ilişki yaşamak isterler… Böyle bir ilişki kadın için ilk başta sorun teşkil etmese de, kadının yaşı ilerledikçe (güzelliğini kaybetme korkusu) ve çocuk özlemi arttıkça ilişki çekilmez bir hal alır…

Bu noktada önemli bir diğer nokta şu…

Resmi nikah olmadan, kadın hukuki hak iddia edemiyor… (Örneğin çocuğun velayeti, nafaka, hak ve borçlar, mülkiyet ilişkileri, miras sorunları gibi …)

O zaman İslamiyet kadına hak tanımıyor  diye İslama saldıran ateist ve deistlerin, resmi nikah yapılmadan kadın ve erkeğin birlikte yaşaması fikrine karşı olması beklenir…

Ancak forumlardan da görüyoruz ki bunu “modern” lik olarak yorumluyorlar…

Kadının en doğal haklarını alamadığı, hukuken tanınmadığı bir düşünce modern olabilir mi?

Kadına değer verdiği düşünülebilir mi ?

Sonuç olarak ayetleri inkar edenler;  karşımıza ahlaklı, adaletli, mantıklı bir anlayış getiremiyor…

 “Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir.” Araf 189

Kur’anı kerim açısından bakarsak kadın “” dir… Huzurun tamamlayıcı tarafıdır…

Ayetleri yok sayan  bakış açısından bakarsak kadın, “gönül eğlencesi” dir…

Kur’an-ı Kerim, kadına değer verir…

Erkeğe şunu emreder…

Bir kadınla birlikte olmak istiyorsan, sorumluluk  alacaksın…

Evleneceksin, evlendiğini topluma duyuracaksın,  mehir vereceksin, eşinin geçimini sağlayacaksın, adaletli davranacaksın, güzellikle geçineceksin, koruyup kollayacaksın, çocuğun doğduğunda ona babalık yapacaksın, mirasından pay vereceksin…

Eğer evlenirde bunları yapmaz isen, vebalini ödersin…

Sorumluluk almak istemiyorum,  evlenmeyi düşünmüyorum mu diyorsun ?

O zaman kimsenin günahına girmeyeceksin… Sabredeceksin

Şimdi söyleyin bakalım…

Erkek bakış açısı mı hakimmiş Kur’an-ı Kerim de ?

 

 

Yazılarım kategorisine gönderildi | 3 yorum

İki Kadının Şahitliği konusu…

Bu galeri 1 fotoğraf içeriyor.

  Öncelikle  konumuz ile ilgili ayeti hatırlayalım… Ey iman etmiş olanlar! Belirlenmiş bir vakte kadar [her ne şekilde olursa olsun, içinde borç bulunan] bir muamele ile birbirinize borçlandığınız zaman, onu [hukuki bağlayıcılığı olacak bir şekilde] hemen yazınız!.. Aranızda [güvenilir] bir … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın

YETTİ artık….

Aşağıdaki ayete inanıyorsanız, bu kitaba iman ediyorsanız; buna uygun davranın…

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin
gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?
İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi
çok kabul edendir, çok merhamet edendir. Hucurat suesi;12

Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Düşünenler için…

 

Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Mücadele suresi 22…

 

 

Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Cahiliye şiiri ve Kur’an

  “Kur’an ın kaynağı vahiy değildi… Peygamber, cahiliye şiirlerinden esinlendi” iddialarına cevap vermiş Caner Taslaman … “Cahiliye şiirleri” diye bize sunulan şiirler, gerçekten de cahiliye dönemine mi ait ? Değerli hocamın Keyifle okuduğum yazısından küçük bir alıntı… ” Cahiliye şiirleri” putperest dönemde yazıldığı için bu şiirlerden beklenen … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın

Göz kapaklarının ardından kaç…

 

Daha çok galeri | Yorum bırakın

Twitter hesabımı neden kapattım…

  Açtığım hesaptan önce “deist” birkaç kişi ile yazıştım… “Deist olmak mantıklı mıdır” yazımı paylaştım onlarla… İçlerinden biri “ya inan kendi inancıma senin kadar kafa yormadım” diye geri döndü… “Bunu anladığım için yazımı sizinle paylaştım zaten” dedim… Sonuç… ? En … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın

Namazlarımızda “Yağmur yağması” için dua edelim…

  ” Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz…“ Hicr suresi 22 Ya Rab!  Bizi, ümitlerini kesmiş kimselerden eyleme. Kullarda, beldelerde ve yaradılmış şeylerde öyle darlık vardır ki senden başkasına … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın